CHP Tekirdağ Milletvekili Cem Avşar, 6 Şubat 2023 depremlerinin üzerinden geçen üç yıla rağmen deprem bölgesinde yaşanan sorunları Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşıdı. Avşar, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum tarafından yanıtlanması istemiyle yazılı soru önergesi verdi.
Önergede Türkiye’nin deprem gerçeğine ve afet sonrası süreçte yaşanan sorunlara dikkat çekildi.
TÜRKİYE’NİN DEPREM GERÇEĞİNE DİKKAT ÇEKTİ
Avşar, Türkiye’nin jeolojik yapısına ilişkin değerlendirmesinde ülkenin Alp-Himalaya deprem kuşağı üzerinde yer aldığını belirterek dünyanın en fazla diri fay hatlarından bir kısmının Türkiye’de bulunduğunu ifade etti. 6 Şubat 2023 tarihinde Kahramanmaraş merkezli meydana gelen depremlerin bu riskin somut bir göstergesi olduğunu söyledi.
Depremlerde 53 bin 537 kişinin hayatını kaybettiğini hatırlatan Avşar, hasar tespit çalışmalarına göre yaklaşık 850 bin bağımsız birimin farklı düzeylerde zarar gördüğünü belirtti.
Avşar, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı verilerine göre deprem sonrası üç yıllık süreçte 455 bin 357 konut ve iş yerinin yapımının tamamlanarak anahtar teslimlerinin gerçekleştirildiğinin açıklandığını ifade etti.
BÖLGEDEKİ SORUNLARIN DEVAM ETTİĞİNİ BELİRTTİ
CHP olarak hafta boyunca deprem bölgesinde incelemelerde bulunduklarını belirten Avşar, bazı bölgelerde anahtar teslimlerinin henüz yapılmadığını, konteyner kentlerde yaşamın sürdüğünü, altyapı ve ticari faaliyetlere ilişkin sorunların devam ettiğini, rezerv alan ve kamulaştırma uygulamalarına ilişkin mağduriyetlerin yaşandığını ifade etti.
Cem Avşar, önergesinde Bakan Murat Kurum’a çeşitli sorular yöneltti
Avşar, “27 Aralık 2025 tarihinde yapılan anahtar teslim töreninde ev ve iş yerlerinin tamamlamadığı ve anahtar teslimin yapıldığı bilgisine karşı kamuoyunda tartışma konusu olan ve basına yansıyan bilgiler dikkate alınarak konutlara yerleşim oranı kaçtır?” sorusunu yöneltti.
Konteyner kentlerde yaşayan vatandaşlara ilişkin ise “Konut inşası henüz bitmediği halde kurada çekilişi yapılmış ancak teslim edilmemiş konut sayısı kaçtır? Hâlihazırda konteyner kentlerde yaşamını sürdürmekte olan vatandaşlarımızın sayısı kaçtır?” ifadelerini kullandı.
Depremzedelerin kalıcı konutlara yerleşme sürecine ilişkin olarak Avşar, “Benzer afetler sonrası Birleşmiş Milletlerin ortalama kenteynerde kalma süresi olan 12-18 ay dikkate alındığında bölgedeki kalma süresini insani yaşam koşulları ve kış şartları bağlamında nasıl değerlendiriyorsunuz? Bütün depremzedelerin konutlara tam yerleşmesi için öngördüğünüz tarih nedir?” sorusunu sordu.
Altyapı sorunlarına ilişkin olarak Avşar, “Konutlarda ve iş yerlerinde yaşanan altyapı (elektrik, su, kanalizasyon, telekomünikasyon vb.) eksikliklerinin tamamlanması hususunda bir iş planınız var mıdır?” sorusunu yöneltti.
Ayrıca “Bölgede su basması ve heyelan gibi hayatı olumsuz etkileyen durumların oluşma sebeplerine ilişkin bir araştırma yapılmış mıdır? İddia edildiği üzere kimi yerlerde bu olayların yanlış yer seçimi ve gerekli analiz eksikliğinden kaynaklandığını düşünüyor musunuz? Bu hususta bir çalışmanız var mıdır?” ifadelerini kullandı.
Ekonomik sürece ilişkin olarak Avşar, “Deprem bölgelerinde hayatın normale dönmesinde ticari faaliyetlerin önemi dikkate alınarak 1 Kasım 2025 tarihinde son bulan mücbir sebep halinin uzatılması hususunda bir çalışmanız var mıdır?” sorusunu yöneltti.
Bu kapsamda “Bölgede bireysel gelir analizleri yapılarak kredi borçları, faiz ödemeleri, kaynak ve teşvik sağlama hususlarında bir çalışmanız bulunmakta mıdır?” ifadelerini kullandı.
Avşar ayrıca “Şayet böyle bir analiz varsa mücbir sebebin kendisi için ortadan kalkan tüccar, esnaf, sanayici sayısı ile hala mağduriyet yaşayanların sayısı kaçtır?” sorusunu yöneltti.
Ticari faaliyetlere ilişkin olarak Avşar, “Depremzede tüccar, esnaf ve sanayicinin kolay ticari faaliyette bulunması için krediye erişiminde teminat ve ipotek istenmesi, vergilemede basit usulden gerçek usule geçilmesi gibi hususlarda ne tür kolaylaştırıcı ve koruyucu önlemler alınmaktadır? Bu hususta bir düzenleme var mıdır?” ifadelerini kullandı.
Rezerv alan uygulamalarına ilişkin olarak ise Avşar, “Hatay başta olmak üzere bölgede yaşanan rezerv alan ve kamulaştırma sorununa karşı depremzedelerin hak kaybına uğramaması bakımından ne tür çalışmalar yapılmaktadır?” sorusunu yöneltti.





















