Milli Eğitim Bakanlığı tarafından 81 ile gönderilen ve Yusuf Tekin imzasını taşıyan yazı doğrultusunda, ramazan ayı boyunca öğrencilerin paylaşma bilincini geliştirmeye, yardımlaşma ve dayanışma duygularını güçlendirmeye, birlik ruhu, adalet, merhamet ve vatanseverlik gibi milli ve manevi değerleri geliştirmeye yönelik eğitsel ve sosyal etkinlikler uygulanacak.
TÜRKİYE YÜZYILI MAARİF MODELİ VURGUSU
Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında “ramazan ayı etkinlikleri” konulu yazıda, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nda Türk vatanı ve milletinin ebedî varlığını, devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünün korunmasını esas alan kurucu yaklaşım doğrultusunda her vatandaşın millî kültür, medeniyet ve hukuk düzeni içinde onurlu bir hayat sürdürme ve maddi-manevi varlığını bu yönde geliştirme hak ve yetkisine doğuştan sahip olduğunun açıkça vurgulandığına işaret edildi.
Yazıda şu ifadeler yer aldı:
“Bu anayasal çerçeveye uygun olarak Türkiye Cumhuriyeti’nin ‘toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde’ bir hukuk devleti olduğu, devletin temel amaç ve görevleri arasında ‘insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmak’ hükme bağlanmıştır. Ayrıca eğitim ve öğrenim hakkı ile gençliğin yetişme ve gelişmesini sağlayıcı tedbirleri almak, devletin görevi olarak düzenlenmiştir.”
“1739 sayılı Millî Eğitim Temel Kanunu’nun 2’nci maddesinde Türk millî eğitiminin genel amacının millî, ahlaki, insani, manevi ve kültürel değerleri benimseyen, koruyan ve geliştiren; bu değerleri davranış hâline getirmiş bireyler yetiştirmek olduğunun hüküm altına alındığı” belirtildi.
Aynı doğrultuda 222 sayılı İlköğretim ve Eğitim Kanunu’nun 1’inci maddesine göre ilköğretimin öğrencilerin bedenî, zihnî ve ahlaki gelişimlerine hizmet eden temel bir eğitim süreci olduğu ifade edilerek şu değerlendirmeye yer verildi:
“Bu yasal çerçeve, eğitim sistemimizin akademik kazanımların yanı sıra ahlaki olgunluğu, toplumsal sorumluluğu ve değer temelli gelişimi esas alan bütüncül bir anlayışla yapılandırılmasını gerekli kılmaktadır. Ayrıca Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli adıyla güncellenen öğretim programlarında millî birlik ve beraberliğimizi güçlendirmek amaçlanmıştır. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli; insanı ruh ve beden bütünlüğü içinde ele alan, bilgiyi ahlaki sorumlulukla bütünleştiren bütüncül bir eğitim yaklaşımına dayanmaktadır. Modelin temel hedefi; bilgi, beceri, eğilim ve değerlerin bir arada geliştirilmesi esasına dayanarak yetkin ve erdemli bireyler yetiştirmektir.”
“Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin akademik başarıyla birlikte ahlaki olgunluğu, toplumsal sorumluluğu ve insani duyarlılığı öne çıkaran çok yönlü bir gelişim sürecini kapsadığı, modelin merkezinde yer alan ‘erdem-değer-eylem’ çerçevesinin değerlerin öğrenciler tarafından içselleştirilerek günlük yaşamlarında davranışa dönüşmesini esas aldığı” ifade edildi.
RAMAZAN AYI BOYUNCA EĞİTSEL VE SOSYAL ETKİNLİKLER
Yazıda, saygı, sorumluluk, adalet, merhamet, vatanseverlik, yardımseverlik, duyarlılık ve çalışkanlık gibi millî ve manevi değerlerin öğrencilerin kendileriyle, toplumla ve çevreleriyle kurdukları ilişkilerde yönlendirici bir ahlaki pusula işlevi gördüğü belirtilerek şu ifadelere yer verildi:
“Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nde tanımlanan öğrenci profili; ahlaklı, bilge, cesaretli, estetik duyarlılığa sahip, iradeli, merhametli, sorgulayıcı, üretken ve vatansever bireylerden oluşmaktadır. Bu profil; öğrencilerin geçmişten devraldıkları kültürel mirası koruyarak geleceği inşa edebilen, millî kimlik bilinci gelişmiş, toplumsal dayanışmayı önceleyen ve insanlık için iyi, doğru ve faydalı olanı yapmayı ilke edinen bireyler olarak yetişmelerini öngörmektedir. Bu yönüyle Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli; köklerden geleceğe uzanan, sosyal ve duygusal becerilerin gelişimi ile değer temelli ve insan merkezli bir maarif anlayışını esas almaktadır.”
“Bu itibarla ramazan ayı; toplumsal hayatımızda paylaşma, yardımlaşma ve dayanışma değerlerinin daha da belirgin hâle geldiği ve aynı zamanda millî birlik ve beraberliğimizi güçlendirmenin, kültürel mirasımızı gelecek nesillere aktarmanın bir imkânı olarak değerlendirilmektedir. Bu doğrultuda ramazan ayı boyunca öğrencilerimizin paylaşma bilincini geliştirmeye, ihtiyaç sahiplerine yardım etme konusunda farkındalık kazandırmaya, yardımlaşma ve dayanışma duygularını güçlendirmeye yönelik eğitsel ve sosyal etkinliklerin planlanarak uygulanması büyük önem arz etmektedir.”
“Bu çerçevede 81 ilimizde ramazan ayına yönelik ‘Maarifin Kalbinde Ramazan’ teması etkinlikler düzenlenecektir.”

İLKOKUL VE ORTAÖĞRETİM KADEMESİNDE PROGRAMLAR
Yazı doğrultusunda 81 ilde ilkokul öğrencilerinin katılımıyla kültürel mirası yansıtan, paylaşma ve birlikte olma bilincini güçlendiren “Maarifin Kalbinde Ramazan” şenlikleri yapılacak.
Ortaokul ve lise öğrencilerine yönelik olarak ramazan ayı boyunca belirlenen konu başlıklarında uzman konuşmacıların katılımıyla “İftarda Konuşalım” söyleşi programları düzenlenecek.
Okul-aile iş birliğini güçlendirmek ve toplumsal birliktelik duygusunu pekiştirmek amacıyla ailelerin gönüllü katılımıyla ortak iftar sofraları kurulacak.
ETKİNLİKLER GÖNÜLLÜLÜK ESASINA DAYALI OLACAK
Yazıda etkinliklerin planlanmasına ilişkin şu ifadelere yer verildi:
“Okullarda gerçekleştirilecek etkinlikler, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin temel yaklaşımı ile uyumlu, ‘erdem-değer-eylem’ çerçevesi ve ‘sosyal duygusal öğrenme’ becerileri doğrultusunda, öğrencilerin gelişim düzeyleri ve okul imkanları dikkate alınarak gizlilik, mahremiyet ve insan onurunu koruyucu hassasiyetler gözetilerek gönüllülük esasına dayalı olarak planlanacak.”
“Etkinlikler, eğitim ortamlarının niteliğini destekleyecek ve okul dışı öğrenme ortamları çalışmalarının verimliliğini artıracak şekilde, hazırlanan uygulama kılavuzları doğrultusunda gerçekleştirilecek.”





















