cuma hutbesi
İslam alemi için haftalık ibadet ve buluşma günü olan mübarek bir Cuma gününe daha kavuşmanın huzuru yaşanırken, gözler Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından yayımlanan haftanın hutbesine çevrildi. Türkiye genelindeki binlerce camide bugün minberlerden irat edilecek mesajları merak eden milyonlarca mümin arama motorlarında, “26 Haziran bugün Cuma hutbesi konusu ne, Diyanet haftanın hutbe metnini yayımladı mı?” sorularına yanıt arıyor. İşte Diyanet İşleri Başkanlığı Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan, bu haftanın manevi iklimini şekillendirecek 26 Haziran Cuma hutbesinin tam metni, ana teması ve ayet-hadis mealleri…
Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından 26 Haziran tarihi için belirlenen Cuma hutbesinin ana konusu, İslam dininin insanlığa sunduğu evrensel adalet, kul hakkı ve toplumsal barış ilkeleri etrafında şekillendi.
Hutbede, bireyin hem yaratıcısına hem de çevresine karşı sorumlulukları hatırlatılarak, toplumsal huzurun anahtarının birbirimizin hak ve hukukuna saygı göstermekten geçtiği vurgulandı. Günümüz dünyasında unutulmaya yüz tutan yardımlaşma ve empati duygularının yeniden canlandırılması gerektiği mesajı verilirken, müminlerin hayatın her alanında dürüstlük ve güvenilirlik timsali olması gerektiğinin altı çizildi.
Minberlerden yükselen bu haftaki hutbenin öne çıkan mesajları ve dini vecibeler şu şekilde özetlenmiştir:
Hutbenin orijinal Arapça metinlerine, görüntülü dualarına ve PDF formatındaki baskı dosyalarına her hafta olduğu gibi doğrudan Diyanet İşleri Başkanlığı resmi internet sitesi veya dini duyuruların merkezi olan Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü web portalı üzerinden şeffaf bir şekilde ulaşabilirsiniz.
İşte 26 Haziran Cuma hutbesinin tamamı;
“Kendileri ile huzur bulasınız diye sizin için eşler yaratması, aranızda sevgi ve merhamet var etmesi Allah’ın varlığının ve kudretinin delillerindendir. Şüphesiz bunda düşünen bir toplum için ibretler vardır”ayet-i kerimesinde ifade edildiği üzere, ilahi rahmetin yeryüzündeki tecellilerinden biri de ailedir.
Aile, İslam’ın ilkelerini belirlediği nikâh akdiyle kurulan huzur ve muhabbet yuvasıdır. Sıkıntıların birlikte omuzlandığı; kederlerin paylaşıldığı, sevinçlerin çoğaltıldığı huzur ocağıdır. Aile; bizleri, günahlardan uzak tutan güvenli bir sığınaktır. Millî ve manevi değerlerimizi kuşaktan kuşağa aktarmamıza vesile olan bir müessesedir.
Aile olmak, sadece aynı mekânı paylaşmak değildir. Aile olmak, dünyayı da ahireti de cennete çevirmek için el ele verebilmektir. İyi günde olduğu gibi kötü günde de birlik ve beraberliği güçlü kılabilmektir. Aile olmak, Sevgili Peygamberimiz (s.a.s)’in örnekliğini hayatımıza yansıtabilmektir. Onun gibi, elinden ve dilinden emin olunan güvenilir bir eş olabilmektir. Kızını ayakta karşılayıp yerini ona ikram eden vefakâr bir baba olabilmektir. Namazdayken omuzlarına çıkan torunlarının oyunlarını bozmamak için secdesini uzatan müşfik bir dede olabilmektir. Yetim ve öksüzlere hamilik yapan, kimsesiz çocuklara aile sıcaklığını hissettiren merhametli bir insan olabilmektir.
Her geçen gün, aile değerlerimiz örselenmekte; evlilikler, külfetli hale getirilmekte; bekârlık ve evlilik dışı hayat teşvik edilmektedir. İnancımızda rızkın Allah’a ait olduğu vurgulanmasına rağmen, ‘çocuk sahibi olmanın hayatı zorlaştırdığı’ söylemleri günden güne artmaktadır. Hâlbuki devletlerin geleceği; ailenin kurulmasına, korunmasına ve güçlendirilmesine bağlıdır. Milletlerin en büyük sermayesi, milli ve manevi değerleriyle yetişen nesillerdir. Bu sebeple, göz aydınlığı evlatlarımızın evliliklerine yardımcı olmak, sadece anne ve babaların değil bütün toplumun ortak sorumluluğudur. Diyanet İşleri Başkanlığımız da bu sorumluluğun bir gereği olarak müftülüklerimiz marifetiyle nikâh merasimleri icra etmektedir.
Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in, “Nikâhın en hayırlısı, en kolay olanıdır” tavsiyesini kendimize düstur edinelim. Gösteriş ve israfa dayalı nişan, nikâh ve düğün merasimleriyle gençlerimizin ve ailelerimizin omuzlarına ağır yükler yüklemeyelim. Hanelerimizi huzur ve güvenin kaynağı haline getirelim. Rabbimizin lütfu olan çocuklarımızı bereket vesilesi olarak görelim.
Hutbemizi, Allah Resûlü (s.a.s)’in şu hadis-i şerifleriyle bitiriyoruz: “Sizin en hayırlınız, ailesine karşı en iyi olanınızdır. İçinizde ailesine karşı en iyi olan da benim!”
Rûm, 30/21.
Hûd, 11/6.
Ebû Dâvûd, Nikâh, 30-31.
İbn Mâce, Nikâh, 50.
Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü
1. Cuma hutbesi ne zaman ve nerede yayımlanır? Diyanet İşleri Başkanlığı, Cuma hutbelerini her hafta Perşembe günleri öğleden sonra veya en geç Cuma sabahı erken saatlerde kendi resmi internet sitesi üzerinden tüm dünyaya ilan etmektedir.
2. Hutbe okunurken cemaat ne yapmalıdır? İslam fıkhına göre imam minbere çıktığı andan itibaren cemaatin konuşması, selam alıp vermesi veya namaz kılması mekruh kabul edilir. Cemaatin pürdikkat hutbeyi dinlemesi ibadetin sıhhati açısından esastır.
3. Hutbe metinlerine mobil uygulamalardan ulaşılabilir mi? Evet, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın geliştirdiği “Diyanet Mobil” ve “Cuma Hutbeleri” resmi uygulamaları aracılığıyla akıllı telefonlar üzerinden her haftanın hutbesine sesli, yazılı veya görüntülü olarak ulaşmak mümkündür.
HABER MERKEZİ
Borsa İstanbul'da işlem gören ve özellikle liman işletmeciliği, enerji, gayrimenkul ile finans gibi stratejik sektörlerde…
Doğu Karadeniz bölgesindeki yüz binlerce çay üreticisinin gözü kulağı, Tarım ve Orman Bakanlığı ile ÇAYKUR'dan…
2026 FIFA Dünya Kupası'ndaki gururumuz A Milli Futbol Takımı, turnuvaya veda etmesine rağmen futbolseverleri ekrana…
Amerika Birleşik Devletleri futbolunun en parlak yıldızlarından biri olan Christian Pulisic, şu anda İtalya Serie…
Serbest piyasadan alınan son dakika verilerine göre, 26 Haziran 2026 Cuma günü spot gram altın…
Televizyon ekranlarında haftanın kapanış gününde nelerin yer aldığını merak eden izleyiciler, "Bugün TV'de ne var?"…